Archive for the ‘Güncel’ Category

Yaşamak kirlenmektir……

‘……Hayatla , gerçek hayatla karşı karşıya gelindiği zaman…hayat bütün boşluklarıyla, hiçlikleriyle sizin önünüzde ve siz bu boşluğun karşısında yalnız, yapayalnız kaldığınız zaman etrafınızda tutunacak bir şey ararsınız…bir şey…ben onu ispirtoda bulurum. Yaşamak bir alçaklıktır; bu bir korkaklıktır; bu bir hainliktir; Yaşamak esir olmak, yaşamak daima , daima tenezül etmek. Yaşamak kirlenmek, daima kirlenmektir

YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU

y kadri

RACHEL CORRIE……Rüzgarın Kızı……

rachel_corrie-13

RACHEL CORRIE

Yeni çocuklar gelecek

Dönüp geriye bakacaklar

 

Rachel Corrie’yi görecekler

Anne, bana Rachel’i anlat diyecekler

 

Anne ‘şey’ diyecek : ‘şey tatlım , biz babanla…’ diyecek

Çocuk , annesini süzecek…

 

Ve çocuk , diyecek :

-anne Rachel yaşıyor!..

 

Ben , Rachel’i bildim anne

Ben , Rachel’i sevdim anne

 

Rachel’in güzelliğini bir bilsen !..

Rachel’in bir yolun tam ortasında durduğunu bir bilsen !..

 

Ben çağrılıyorum anne

Bana içimde bir ses oluyor anne

 

BABA !.. İNSAN İNSANIN KURDUDUR DERDİN

İNSAN İNSANIN YURDUDUR DİYEBİLİRDİN BABA !..

 

Baba! İçimden bana bir çağrı oluyor

Kulak veriyorum insanın izzeti adına

 

Aşk işte böyle bir şey , sade ve yüce

Benzer Rachel’in yaptığı sürprize

 

RACHEL GEÇMİŞTE DEĞİL GELECEKTE KALDI

AŞKIN VE BARIŞIN DEĞERİNİ BİLECEKLERE

 

Aşkta hile olmaz dedi Rachel

Kanı toprağa aktı , çıktı Tanrı katına

 

O sütsüz ninnisiz nereye? demedi

Bir ruh annesi oldu Gazzeli çocuklara

 

Baba !.. Tanrı Ağacı bir yemiş daha verdi !..

Rachel elma dişlemeyi severdi

 

Büyüdü büyüdü büyüdü !…

Bir insan suyu kaldı buldozerle toprak arasında…

 

Varsın her şey geçsin anne !..

Toprakta bir kahraman kaldı…

 

Rachel şöyle yazmış ailesine , arkadaşlarına :

-gidip okyanusu görmeye hakkım var

 

Soluk soluğa çöllere koştu Rachel

Herkes için bir ölüm öldü Rachel

 

O’NDA

FAZLALIKLARINDAN KURTULMUŞLARIN BAKIŞI VAR

 

Dikildi işte yolun ortasında

Rüzgarları solduranların karşısına !..

 

Dikildi işte

Anne ! çekilmedi Rachel

 

ANNE ! BİR ZULME KARŞI DURMUŞ OLAN

BÜTÜN ZALİMLERE KARŞI DURMUŞ OLUR…

 

-şey tatlım biz babanla bu akşam restorana !..

Gidin anne ! toprakta bir porsiyon kahraman kaldı

 

RACHEL CORRIE GELECEKTE KALDI…

 

Kamil Eşfak Berki

rachel_corrie-22

‘……bu sabahtan sonra kendimi çok daha iyi hissediyorum. oturup uzun uzun, ne kadar büyük kötülüklere muktedir olduğumuzu ilk elden keşfedişimin verdiği düş kırıklığı üstüne yazdım. oysa en ağır koşullarda bile insan kalabilme gücü ve yeteneğini keşfetmekte olduğumu da yazmalıydım, ki bunu daha önce bilmezdim. GALİBA ASLOLAN, ONUR…

çoğumuz hatta aslında hiçbirimiz, bu kadar duyarlılığa ve cesarete sahip olmadık. içimizde hissettiğimiz acının peşinden gitmedik. durduk. sonuçlarına katlanamazdık çünkü. televizyondan seyretmesi daha kolaydı. gazetelerden okumak da öyle. oturduğumuz yerden bir şeyler karaladık en fazla. öfkelendik, kaleme/klavyeye davrandık… ha, şu anda ben de farklı bir şey mi yapıyorum? hayır… bu durumda seyircilerden biri miyim? evet… insan olmak, en çok böyle durumlarda acı geliyor işte. onurdan çok zulme yakın olup bu olanlara alıştığımız zaman… umursamamaya, gazetede görünce sayfa çevirip televizyonda denk gelince kanal değiştirmeye başladığımız an… orda ölenler biz olmadığımız için mi bu kadar rahatız? yoksa kanıksadığımız için mi? ölen her yerde ölüyor, giden hiçbir yerde geri gelmiyor oysa……’ – RACHEL CORRIE (annesine yazdığı mektuptan…)

rachel_corrie-3

rachel_corrie-21

AKTIM GEÇTİM PEMBE BİR TAYLA DÖRTNALA……

 

sonbaharr

 

Ey benim yitip giden dinginliğim,
Huysuz gözlerim, taşkın duygu ırmağım.
Sakınır oldum şimdi dileklerimi bile,
Yaşantım benim, düşte mi gördüm seni yoksa?
Sanki ilk yazın tınlayan erkeninde
AKTIM GEÇTİM PEMBE BİR TAYLA DÖRTNALA………………

S. YESENİN

Aynı daldaydık……

nazim-3

AYNI DALDAYDIK

Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
Belini sarmayalı,
Gözünün içinde durmayalı,
Aklının aydınlığına sorular sormayalı,
Dokunmayalı sıcaklığına karnının.

Yüz yıldır bekliyor beni
Bir şehirde bir kadın.

Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
Yol yüz yıllık.

Yüz yıldır alacakaranlıkta
Koşuyorum ardından.

Söz: Nazım Hikmet
Müzik: Ünol Büyükgönenç
Albüm: Güzel Günler Göreceğiz

[audio:https://www.aylakadamiz.com/audio/aynidaldaydik.mp3]

çiçekler dalında vurulur gider……

baris1

‘…….yüreğim sensiz düşer yollara

ateşler içimde tutuşur gider
özlemim kanatsız konar dallara
yaprağım ateşsiz canım kavrulur gider
hayaller gerçekte durulur gider

çiçekler dalında canım vurulur gider
gözleri vadidir saçları rüzgar

gidişi çöllerde suları yakar

gül diye başına şiirler takar
sözlerim saçında canım süzülür gider
hayaller gerçekte durulur gider

çiçekler dalında canım vurulur gider
bir acının yürek boşluğuna
her sabahın şafak loşluğuna
duyguların sonsuz sarhoşluğuna
sevinçler hüzne sarılır gider
hayaller gerçekte durulur gider

çiçekler dalında canım vurulur gider……’

ADNAN YÜCEL

fif

sen ve olmak istediğin……

internationalfilm

 

‘SALINGER : – Kader bazen ondan kaçmaya çalıştığın anda ve yerde karşına çıkar Bay Wexler.

 

WEXLER : – Bir zamanlar ben de tıpkı senin gibi bir adam olma idealiyle yola çıkmıştım. Adalet peşindeydim. Gerçekten fedakar , kararlı , ideallerle dolu bir adam.

Ama kişiliğini korumak onu geri kazanmaktan daha kolaydır. Hayatın bize ne getireceğini kontrol edemeyiz. BAZI ŞEYLER SEN DAHA FARKINA VARMADAN GERÇEKLEŞİR. BU BİR KERE OLDUĞUNDA DA SENİ BAŞKA ŞEYLER YAPMAYA ZORLAR. EN NİHAYETİNDE TÜM BUNLAR SEN VE OLMAK İSTEDİĞİN ADAM ARASINDA BİR DUVAR ÖRER.’

 

(The International – Yönetmen : Tom Tykwer )

……

Sözcükler bumerang gibi

Döner yaralarsa seni

Ağzın dilin gereksiz

SUSARSIN……

GÜLTEN AKIN

dscf0490

unutmadım……

BEN YALNIZLIĞIMI GÖZLERİM GİBİ TAŞIDIM

UNUTMAK OLMAZDI UNUTMADIM……

 

GÜLTEN AKIN

dsc01911

Seni sevdim……

‘……SENİ SEVDİM , SENİ BİRDENBİRE DEĞİL

USUL USUL SEVDİM

UYANDIM BİR SABAH GİBİ

DEĞİL ÖYLE DEĞİL

NASIL YÜRÜR ÖZSU DAL UÇLARINA

VE GÜNIŞIĞI SİSLERDEN

DÜŞSEL OVALARA

SENİ SEVDİM

ARTIK TEK MÜMKÜNÜM SENSİN……..’

 

GÜLTEN AKIN

herşey de bir doğru vardır , hatalar da bile……

NANA : – Her insan doğruyu bulmaya çalışmalı. Biri bana şöyle demişti : ‘herşey de bir doğru vardır , hatalar da bile.’

 

FİLOZOF : Bu doğru , Fransa 17. yüzyılda bu gerçeği göremedi. Onlar insanların hatalardan kaçınabileceklerini düşündüler ve dahası , insanların doğru yolu kolayca bulabileceklerini sandılar. Bu mümkün değildir. Buna karşılık , Kant , Hegel ve Alman Felsefesi ise bizlere doğruya ulaşmanın tek yolunun hatalardan geçtiğini gösterdi.

 

NANA : – Aşk hakkında ne düşünüyorsunuz ?

 

FİLOZOF : – Onun da üstesinden gelinmeli. Leibnitz , hayattaki anlamlı rastlantılara dikkat çekti. Ne de olsa hayat kimi zaman tesadüfi , kimi zamansa zaruri gerçeklerin bir bileşkesidir. Alman Felsefesi ise bize şunu gösterdi : hayatta her insan hatalarıyla yaşar. Önemli olan bunlarla baş edebilmektir.

 

NANA : -Aşkın hayatın tek gerçeği olması gerekmiyor mu ?

 

FİLOZOF : -Bunun için , aşkın hep aynı gerçeği  işaret etmesi gerekir. Bugüne kadar hiç aşık olduğu şeyin ne olduğunu bilen birine rastladın mı ? Hayır. Yirmili yaşlarında bunu bilemezsin. Yaptığın tek şey keyfi seçimlerde bulunmaktır. ‘Seviyorum’ kelimesi çoğu zaman fütursuzca sarf edilir. Neyi sevdiğinden emin olmak için ihtiyacın olan şey ise , olgunluktur. Doğruyu aramak , işte yaşamın gerçeği budur. Ve aşk eğer gerçekse ancak o zaman bir çözüm olur.  

 

HAYATINI YAŞAMAK (VIVRE SA VIE) – JEAN-LUC GODARD

 

hayatiniyasamak-1